0538 851 48 43 [email protected]

Palindromik Romatizma

Palindomik romatizma, aralıklı (epizodik) tekrarlayan bir iltihaplı eklem romatizma hastalığıdır. Nadir görülür, genellikle 20-50 yaşları arasında gelişebilse de her yaşta da oluşabilir ve kadın / erkek oranı benzer sıklıktadır.

Palindromik romatizmanın nedeni bilinmiyor. Hastalığın otoinflamatuar tekrarlayan bir hastalık mı? Yoksa romatoid artrit gibi kronik bir hastalığın öncüsü mü olduğu bilinmiyor. En önemli özelliği herhangi bir travma olmaksızın, aniden gelişen genellikle bir veya daha fazla eklemde gelişen ağrı, şişlik ve kızarıklıktır. İlgili eklemde katılık (tutukluk) olur. Bu atak birkaç saat ile birkaç gün sürüp kendiliğinden geçer. Her atakta faklı eklemler tutulabilir. Eklemle birlikte etrafındaki yumuşak dokuda da ağrı, şişlik ve kızarıklık oluşur. Ataklar haftalar veya aylar sonra tekrarlayabilir. Geçirilen ataklar sonrasında, eklem tekrar eski haline döner; hasar gelişmez. Ancak hastaların yaklaşık yarısında, kronik iltihaplı ve tuttuğu eklemde hasar bırakan bir romatizma türü olan romatoid artrite dönüşüm görülür. Bu nedenle her romatoloji uzmanı, palindromik romatizma hastasını izlerken, hastaya bu konuda bilgi vererek; eklemlerde gelişen ağrı ve şişliklerin, 6 haftadan daha uzun süren kronik seyir alması halinde, romatoid artrit olabileceği söylenerek mutlaka hastasını uyarmalıdır.

Hastalığın tanısı; şüphesiz ataklar sırasında romatoloji uzmanı tarafından hastanın görülmesi; muayenesi, atak süresi, atak sırasında CRP, lökosit sayısında artış olabilir ve atağın geçmesi ile normale döndüğünün tespit edilmesine dayanır. Bazen görüntüleme yöntemleri (X-ray grafi veya ekleme yönelik USG, MRI gibi) istenebilir. Palindromik romatizmaya özgü bir test yoktur. Hastaların ayırıcı tanıda özellikle romatoid artrit, gut, lupus, psödogut, ailevi Akdeniz ateşi, tendinit, eritema nodozum gibi hastalıklardan ayırt edilmesi önemlidir. Bu hastalar, seronegatiftir; yani RF (romatoid faktör), ANA (anti-nükleer antikor), anti-CCP (ACPA olarak da kısaltılabilir; anti-cyclic cytrillunated peptide antikoru) negatiftir. Bazı hastalarda RF pozitif olabilir; bu kişilerde ileride romatoid artrit gelişiminin daha fazla olduğu görülmüştür.

Palindromik romatizma tedavisinde; akut ataklar sırasında ilgili ekleme saat başı 5 dakika tekrarlayan soğuk uygulama ve kortizon olmayan iltihap giderici ilaçlar (non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar: diclofenac, ibuprofen, naproxen gibi etken maddeli) mide koruyucu ilaçlar ile (tok olarak ve lansaprazol, pantaprazol gibi) kullanılır; yetersiz kalırsa ilgili ekleme steroid enjeksiyonu yapılabilir. Her ne kadar bu ilaçlar eczanelerden reçetesiz satılsa da; tüm NSAİİ’ın bazı yan etkileri (özellikle kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı olanlar, sigara kullanan ve kolesterol yüksekliği olanlar, daha önce mide kanaması geçirmiş kişilerde) olabilir. Bu nedenle ancak doktor bilgisi ile kullanmanızı öneririm (Yaşa ve kişisel bazı risk faktörlerine bağlı olarak inme/felç, kalp krizi, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma, mide kanaması, alerji vs). Palindromik romatizmanın uzun süreli tedavisinde ise sıklıkla, anti-malariyal bir ilaç olan hidroksiklorakin kullanılır. Nadiren hidroksiklorakinin yetersiz kaldığı durumlarda; salazopyrin veya haftada bir gün düşük doz metotreksat tedavisi verilebilir. Bu tedavilerde amaç atakları önlemek; atakların süresini ve atak sıklığını azaltmak; hastanın yaşam kalitesini artırmaktır.

Hastalar atak sırasında ilgili eklemi istirahate sevk etmeli; saat başı 5 dakika soğuk uygulayabilir ve yine doktorunun önerdiği NSAİİ’ı mide koruyucu ile alabilir. Atak geçtikten sonra eklemini yine tekrar kullanabilir. Bu hastalık, gebe kalmaya engel oluşturmaz. Bu hastalığa özgü bir diyet yok. Ancak romatoloji hastalarından beklenen; aşırı kilosu varsa ekleme binen yükü azaltmak için, bundan kurtulması önerilir. Kalp-damar sağlığı ve kas iskelet sistemini güçlendirmek için eğer haftada 3 balık tüketmiyorsanız, omega-3 (balık yağı; günlük ihtiyacınız 500mg/gün) alabilirsiniz. Yine eklem hareket açıklığını koruyan germe egzersizlerini ve aerobik egzersizleri birlikte, ancak olası sakatlanmaları önlemek için de kendini dinleyerek egzersiz yapması öneririm.

Hazırlayan: Prof. Dr. Nuran Türkçapar, Kasım-2016